Selçuk

Kuşadasına tatile gidince kendinizi sadece güneş, kum ve deniz ile sınırlandırmayın.

Bu yörede inanılmaz sayıda tarihi ören yeri mevcuttur. Biraz sayıca fazla gelebilir size ama ilk etapta hemen şu isimleri zikredebiliriz. Nereye gidecekseniz kararı siz verin.

Selçuk

Efes Antik Şehri, Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı, Aziz Yahya Kilisesi, İsa Bey Cami ve Efes Müzesi ( Tüm bunlar Selçuk kenti içinde ya da çevresindedir)

Çamlık

Selçuk – Ortaklar – Aydın karayolu üzerinde olan bu minik köyde Türkiye’nin en güzel Tren Müzesinin mevcut olduğunu biliyor muydunuz?

Söke

Bu şirin Ege kasabasını 15 km kadar geçince ( Söke Kuşadasına 20 dakika mesafededir ) Türkiye’nin en güzel ören yerlerinden biri karşınıza çıkacak:

Arabanızla belli bir noktaya kadar çıkıp ( Bilet Gişesi ) yolun geri kalanını yürümek zorundasınız. Ama emin olun değecektir. Dünyanın 7 Harikasından biri olan Halikarnas Mozelesinin de mimarı olan Pytheos’un eseri Atina Tapınağı tüm ihtişamıyla sizleri beklemektedir bu tarihi kentin göbeğinde. Büyük İskender M.Ö 334 yılında bu tapınağı ziyaret etmiş ve kentte konaklamıştır. Bir zamanlar üç yanı deniz ile çevrili olan bu kentten şimdi aşağıya baktığınızda ( Tapınağın güney ucuna gidin ama aman kıyısına pek de yaklaşmayın ) Ege’nin yemyeşil pamuk tarlalarını göreceksiniz. Adını İngilizce’ye de veren ve bu lisanda kıvrım kıvrım kıvrılan anlamına gelen ( meander ) Menderes ırmağı bu güzel yeşil ovaları sulamaktadır. Atina tapınağının tepesinde, o devasa sütun parçalarının üzerinde bir süre oturun. Tarihin fısıltısını dinleyin. Atina Tapınağının yanısıra burada çok hoş bir Yunan tiyatrosu ve Anadoludaki tek kare şeklinde tasarlanmış Bouleuterion yani Meclis Binası da sizleri beklemektedir. Eğer atmosfer ve ören yerini birlikte duyumsamak istiyorsanız Priene’yi görmelisiniz.

MİLET

İşte harika bir ören yeri daha. Priene’yi geçtikten bir 10 km sonra Miletin 10 bin kişilik tiyatrosu önünüze çıkacaktır. Matematik’te Tales teoreminden de bildiğimiz ünlü düşünürün de yaşamış olduğu yer olan Milet kenti de bir zamanlar denizin kıyısındaydı. Menderes ırmağının taşıdığı alüvyonlarla şimdi bir kaç kilometre içerde kalmıştır. Tiyatrosu ve tiyatronun arka kapısından çıkarak erişebileceğiniz ana caddesi görülmeye değer.

DİDİM

Tarihdeki en muhteşem tapınaklardan biri bekliyor sizi. Didim Apollo Tapınağı.

Özellikle ruhçuların bir tür Mekkesi sayılan bu yer milattan önce 8. yüzyıldan milattan sonra 4 yüzyıla kadar yapıla gelmiştir. Bir bilet alın ve ziyaret edin. Sütunlara yaklaşınca boyutları başınızı döndürecektir. Belki 3 belki 4 kişi birleşirse ancak kucaklayabilir. Yükseklikleri 20 metredir.

Geleceği okuma, haber verebilme deneme/uygulamaları burada günün her saati her dakikasında uygulanmaktaydı. Halk çeşitli sorularına cevabı burada bulmaya çalışmaktaydı. Sorular çok önemli konuları içerebileceği gibi sadece soran kişiyi ilgilendiren, önemsiz soruları da içerebiliyordu. Ören yerinin ortasında duran ve her iki yanda iki tüneli olan bölüm tapınak keşişlerinin soruları cevaplandırdığı kutsal mekana açılır. Kesin gidin ve görün diyoruz.

ŞİRİNCE

Selçuk kasabasını gelince Şirince’ye nasıl gidileceğini sorabilirsiniz. Dağların üzerinden bir yol 20 dakika sonra sizi Şirince’ye getirecektir. Şirince – Selçuk arası 12 km dir. Bu köy’ün özelliği eski bir Rum köyü olmasıdır. Kurtuluş savaşından sonra terkedilmiş ve daha sonra Türkler burada yaşamaya başlamıştır. Şimdiki manzara çok hoş bir Greko-Türk sentezidir. Köy halkı evlerinin güzelliğinden dolayı son 4- 5 yıldır her gün ziyaretlerine gelen turistlere karşı çok naziktir.

Turizm Şirince’nin en büyük gelir kaynağı olma yolundadır. Evlerin mimarisine hayran olacaksınız. Halk sizleri evlerine davet eder, satılık iğne oyalarını, şile bezi perdeliklerini, çarşaflarını, çoklukla el yapımı olan tekstil ürünlerini size gösterirler. Köyün orta yeri gerçek bir pazar yeridir. Şaraptan, sızma zeytin yağına, keçi peynirinden kuru incire kadar nefis yiyecekler satılır. Öğle yemeği için köyün bir kaç restoranından birini seçebilirsiniz. Gözleme ve ızgaralar en revaçta olanlardır. Şirince’yi seveceksiniz.

Dalyan

İşte bir başka muhteşem mekan. Köyceğiz köyünün önce Dalyan ırmağına sonra da Akdenize dönüştüğü bu yerimiz de Türkiye’nin cennetleri arasında. Söz konusu edebileceğimiz yer sayısı o kadar çok ki!.. İztuzu plajından bahsedelim örneğin. Kumu ne kadar da ince. Kleopatra çamur banyolarına ne demeli. Yüzlerce turist güzellik ve sağlık peşinde. Tabii ki Caretta Carettalar

Bu bölgenin en eskileri Deniz kaplumbağları. Görmek için kayığınızın kaptanından rica edin.

Onun bildiği sakin köşelerden birine çeksin ve beklesin. Büyük olasılıkla Caretta Carettaları görebileceksiniz. Canınız havyar mı çekti. Doğru yere geldiniz. Dalyan adı üstünde balık çiftliği demek. Irmağın içinde sağlı sollu havyar merkezlerini göreceksiniz. Büyük şehirlere nazaran çok ucuz ve taze.

Görmeden Dönmeyin

Kral Amintas’ın Mezarı

Eski kaynaklar Fethiye’nin tarihini ( Antik Telmessus ) Likya dönemine kadargötürmektedir. Kaya mezarları ile ünlenen Likya döneminde Fethiye içinde en önemli kalıntılardanbirini görebiliyoruz. Milattan önce 4. yüzyıla tarihlenen bu kaya mezar şehrin doğu yamacındaki tepelerden birinin üzerindedir. Her iki yanında Korint başlıkları vardır. İçerde bir aile mezarı şeklinde tasarlanmış mezar bulunur.

Ölüdeniz

Ölüdeniz, Türkiye sahillerinin en güzellerinden birine sahiptir.Bir iç deniz şeklindedir. Kumunun rengi pembe ve beyaz karışımıdır.Maalesef turizmin patlamasıyla birlikte binlerce insan tarafından ziyaret edilmekte ve her geçen gün eski güzelliğinden birşeyler yitirmektedir. Bu yüzden Ölüdenizin uç tarafı halka kapatılmıştır.

Umarız zaman içinde bu şahane körfez eski temizliğine geri döner.

Kaya Köy

Eski bir Yunan Köyüymüş burası. Mübadele sırasında Yunanlılar terketmişler.Sonradan Türkler gelmiş ve bu köye yerleşmişler. Hala yaşayan insanlar var.Eğer Mavi Tur’a çıktıysanız Kaya köye sahilden ulaşabilirsiniz.Minicik bir koy var, kaptanlar bileceklerdir. Nirengi noktası olarak şunu söyleyelim.Koyun içinde ufak bir kafeterya var. Bu kafeteryanın hemen arkasında uzaktan bakınca da görebileceğiniz tek katlı eski bir sarnıç var.

Bu koya teknenizi yanaştırın.

Şimdi sizi 45 dakikalık bir tırmanışa davet ediyoruz. Ama gözünüz korkmasın. Herkes yapabilir. Yanınıza en az 1 litre su almalısınız. Ayakkabılarınız rahat olsun, mümkünse spor ayakkabısı olmalı. Kaya köyün şimdiki yerlilerinden de bu yolu kullananlar var. Ağaçların bazılarının mavi ile işaretlenmiş olduğunu göreceksiniz. 45 dakikalık yorucu ama zevkli tırmanıştan sonra ödülünüz inanılmaz derecede büyük olacak bize inanın. O anı yaşayın. Tepedesiniz. Ardınızda aşmış olduğunuz bir koy önünüzde sanki filmlerden kopup gelmiş, terkedilmiş bir köy . Evler, grinin onlarca tonunu yansıtmakta. Bu hayalet köyde kendinizi bir siluet yerine koyup yamacın öte tarafına doğru inmeye başlıyorsunuz. Ahırlar, irili ufaklı ev kalıntıları. Hepsi terkedilmiş.

Aşağıya baktığınızda yaşam belirtilerinin farkına varabilirsiniz.İnsanlar görebilirsiniz. Bir keresinde bir turist otobüsünün bile geldiği olmuştu.Siz de aşağıya inin, köyün kahvesinde bir çay için, insanlarla konuşun.

Unutmayın ama, aynı yolu geriye döneceksiniz.

Hillside

Hillside Alarko’nun sahip olduğu bir tatil köyü. Tüm koy bu tatil köyüne ait. Tek kelimeyle mükemmel. Hatta bu mükemmellik can sıkıcı bile gelebilir kimilerine.

İster havuz, ister deniz, her ikisi de var. Ortam çok steril. Yemekler açık büfe ve gerçekten bir İstanbul 5 yıldızlı otel mutfağı ile boy ölçüşür nitelikte. Eğer kesenize uygunsa, tavsiye olunur.

Göcek

Küçük bir kasaba son yıllarda sosyetenin limanı haline geldi.. Harika bir Marina var artık burada.Göcek, koyları ile ünlü bir yer. Kafanızı dinlemek istiyorsanız ve bir tekneniz varsa sadece ve sadece sizin teknenize ait bir koyu mutlaka bulacaksınız.

Dalyan

İşte bir başka muhteşem mekan. Köyceğiz köyünün önce Dalyan ırmağına sonra da Akdenize dönüştüğü bu yerimiz de Türkiye’nin cennetleri arasında. Söz konusu edebileceğimiz yer sayısı o kadar çok ki!.. İztuzu plajından bahsedelim örneğin. Kumu ne kadar da ince. Kleopatra çamur banyolarına ne demeli. Yüzlerce turist güzellik ve sağlık peşinde. Tabii ki Caretta Carettalar

Bu bölgenin en eskileri Deniz kaplumbağları. Görmek için kayığınızın kaptanından rica edin.

Onun bildiği sakin köşelerden birine çeksin ve beklesin. Büyük olasılıkla Caretta Carettaları görebileceksiniz. Canınız havyar mı çekti. Doğru yere geldiniz. Dalyan adı üstünde balık çiftliği demek. Irmağın içinde sağlı sollu havyar merkezlerini göreceksiniz. Büyük şehirlere nazaran çok ucuz ve taze.